Anasayfa> 
< Tüm makaleler

kobi.milliyet.com.tr ve insankaynaklari.com, 11 Ağustos 2008
Kurnazlık başa bela mı başa taç mı?
Ufuk Tarhan
tufuk@m-gen.biz

Kendi çıkarı için olanı, olduğundan farklı yansıtmaya kurnazlık,

algılama hızına zeka

düşünebilme becerisine akıl

dersek, genellikle hepimizin anladığı ortak tarifleri yapmış oluruz diye düşünüyorum.

Canlılar içinde akıl sadece insanda var. ‘Başa dert mi, avantaj mı?’ olduğunu hep merak ediyoruz.

Kurnazlıksa, aklı yanıltabildiği sürece işe yarıyor. Her ikisi de zekadan güç alıyor. Zekanın hangisi için daha çok çalıştığına bağlı olarak daha akıllı ya da daha kurnaz oluyoruz.

Hangisi daha makbuldür? Kurnazlık mı, akıllı olmak mı?

Kurnazlığın daha makbul ya da yaygın olduğu bizimki gibi toplumlarda, çoğunluğun birbirinin kuyusunu kazdığı, gözünü boyamaya, oymaya çalıştığı, sürekli itiş, kakış ve karmaşa yaşadığı ortada olduğuna göre, alsında yanıt ortada. Uzun vadede işe yaramadığı, bir çok şeyi berbat ettiği toplumsal gelişmişlik düzeyini ölçen göstergelerin hepsinde dünya ülkelerinin çok gerisinde olmamızdan belli...

İnsanlar veri parçacıklarından bilgi yaratıp, zekasıyla analiz edip, fikir, düşünce üretiyor. Toplumlar da öyle.  Fikir, düşünce oluşması için;  veri, bilgi ve analitik düşünen, tercihan hızlı algılayan, işlem yapan makul seviyede zeka olması lazım. Böyle insanlar çok olunca, o toplumların olumlu göstergeleri de ibreyi  yukarı çeviriyor...

Zekayı doğarken getiriyor, aklımızı eğitimle, bilgiyle, detayları çöze çöze geliştiriyoruz.

Her hangi bir konuda az, yetersiz veri ile bilgi üretildiğinde, bunlardan çıkan fikirler kıymetsiz, sağlıksız söylenti, dedikodu oluyor. Popüler ifadesi ile buna şimdilerde çoğunlukla ‘gündem’ deniyor...

Geri kalmış ülkelerde ve tabii o toplumu oluşturan insanlarda, “fikir özgürlüğü” deyince aslında, bu tür kıymetsiz, çoğu zaman toplum çıkarlarına da aykırı düşen fikirlerin rahatça söylenip, yayılması özgürlüğü anlaşılıyor. Verilerin, bilgilerin saklanması, özgürce ve hızlı akamaması nedeniyle, sağlıksız, yararsız fikir üretimi yayılıyor.

Bu yüzden geri kalmış toplumlarda bilgi yerine, ifade, fikir özgürlüğü ve kaos kol kola gezerler. 

Gelişmiş olanlarda ise bilgi, enformasyon özgürlüğü önemsenir, kaynaklar öncelikle bunu sağlamaya tahsis edilir. Sonuçta ikinciler birincileri daima yönetir. Kurnazlar da arada durumdan vazife çıkarıp, semirirler, kurnazlığı başlara taç ederler, ama uzun vadede fena çuvallarlar! 

resim

Arkadaşınıza tavsiye edin | Lütfen sorularınız için tıklayın.
Tel : 0212 356 40 43
Faks : 0212 356 45 65
Ofis : 0533 450 01 47
Ofis : 0555 255 35 35
Asist. : 0536 495 34 34
Site güncelleme : Bumerang.E.I.A.
Son Güncelleme Tarihi: 6 / 1 / 2009