|
Anneyiz.biz, 04 Ağustos 2008
Önümden düzgün yürü, takip ederim...
Ufuk Tarhan
tufuk@m-gen.biz
Minik bir ‘yavru yengeç ile annesinin hikayesi’:
"Neden böyle yan yan yürüyorsun yavrum" diye sorar anne yengeç çocuğuna
"Düzgün yürüsene ! " der.
- "Pekala anne" der çocuk.
- "Sen önümden düzgün yürü, ben seni takip ederim. "
Yukarıdaki minik aktarımı, geleceğin nesillerini yetiştiren fütürist annelere ithaf ediyor, önden düzgün yürüyen birisiyle tanıştırmak istiyorum;
Bir kaç hafta önce kuzen Gözde’nin hocası ve konuğu, değerli felsefe profesörü Bernard Den Queden ile tanışmak şerefine nail oldum. Fazla söze gerek yok, aşağıdaki fotoğrafından da belli, Prof. Bernard Den Ouden bilgeliği, nuru yüzüne yansımış bir dünya kıymeti. Hartfort üniversitesi’nin felsefe bölüm başkanı, Yale’e gitmeyi red edip, kendi doğruları ve hayallerini izlemiş bir rol model. Sebebini şöyle açıklıyor; ‘Yale, kökleşmiş gelenekleri olan, benim değiştiremeyeceğim, katma değerimi yeteri kadar yansıtamayacağım kadar büyük bir yapıydı. Onun yerine çok daha küçük olan, ancak daha kolay değiştirebileceğim, hem de yaptıklarımım faydasının daha etkin gelişme sağlayacağı, sonuç yaratacağı şimdiki okulumu seçtim’.
Gözde’nin aktardıklarına göre, okulunda daima en sevilen Prof. seçilen Den Ouden, adeta Ölü Ozanlar derneği filminde Robin Williams’ın canlandırdığı o unutulmaz hoca karakterinin bir eşi. Yardımcı olduğu sayısız öğrenci bugün dünyanın çeşitli yerlerinde önemli noktalarında ve çoğuyla da hala iletişimini sürdürüyor. İşte bir örnek;
Yirmi yıl önce, bir gün okulda kapısı çalınıyor. Odaya, çok berbat koşullarda yetiştiği her halinden belli, filmlerdeki perişan zenci mahallesi çocuklarından biri, bir zenci kız öğrenci giriyor. ‘methinizi duydum, bir derdim var yardımcı olabilir misiniz?’ diye soruyor. Kız burs kazanmış, kimya fakültesinde okuyor. Bölümünü sevip, çalışmasına, sınavları gayet başarılı vermesine rağmen, bir türlü geçer not alamıyor ve atılmak üzere. Ders hocası ve kimse beni ilgilenmiyor, dinlemiyor, son çare size geldim’ diye isyan ediyor...
Prof. Den Ouden, branşı olmamasına rağmen, sınav kağıdını istiyor ve başkalarının da yardımıyla inceledikten sonra görüyor ki tüm sorular doğru, ancak zenci İngilizcesiyle yazılmış ve gerçekten anlaşılması çok zor. Yani sorun içerikte değil, Ingilizcede... Öğrenciye bunu izah ediyor ve ‘ben kimya hocanla görüşüp, seni geçirtirsem, sen de okuldaki dil bölümüne gidip İngilizceni düzeltir misin?’ diyor. Kız ‘tamam’ diyor ve sonrasını tahmin ediyorsunuzdur, tam filmlik... Sanıyorum ve aslında eminim ki siz de içinizden, kızcağızı kendiliğinden İngilizce kursuna göndermeyi akıl edemeyen ya da bununla uğraşamayan eğitmenlerin ıslahını diliyorsunuz...
Geçen yıl profesörümüz önemli bir rahatsızlık nedeniyle ameliyata girmek üzere hastanede yatıyor ve operasyondan tam bir gün önce baş ucundaki telefon çalıyor. Telefondaki ses yirmi yıl önce yardımcı olduğu o öğrenci. Son derece güzel bir İngilizceyle, ‘hocam sizi Hindistan’dan arıyorum, uzun yıllardır haberleşemedik, şu şi yapıyorum, şöyle iyiyim, böyle başarılarım oldu vs., ancak bu aralar hep aklıma geliyorsunuz ve sanki benim yardımıma ihtiaycınız varmış, sıkıntıdaymısınız gibi bir hisse kapılıyorum, iyi misiniz?’ diyor...
Hoca gözyaşlarını tutamayarak içinde bulunduğu durumu ve ameliyata girmek üzere olduğunu, sadece morale ihtiyacı olduğunu anlatıyor. Kız da ‘korkmayın, bir şey olmayacak, size dua ediyorum, iyi dileklerimi yolluyorum’ diyor, uzun uzun konuşuyorlar ve kapatıyor...
Prof. Den Ouden insanlara yardım etmenin mucizevi sonuçlarına hep inandığını ve sık sık buna benzer şeyler yaşayıp, duyduğunu, gözlediğini anlatıyor ve diyor ki; yardımseverlik, sivil toplum örgütü hareketleri ve ilgisi tüm dünyada hızla yayılıyor. İnsanlar, kurumlar, dünya barışı ve evrenin korunması için daha paylaşımcı bir zihniyet geliştiriyorlar. Geliştirmek zorunda olduklarını fark ediyorlar. Yavru yengeçlerin önünde yürürken aklımızda tutmakta yarar var...
FAN: Ölü Ozanlar Derneği’ni izlediniz mi?
Aynı isimde kitabı da var.Nokta yayınlarından çıkmış. Filmi de kitabı da muhteşem!!! Segili Fütürist Anneler, ya okuyun, ya izleyin. Çok etkilenecek, özellikle insan ilişkileri, gençlerle iletişim konularında esinlenecek, öğrenecek çok şey bulacaksınız...
| | | |
| Tel : |
0212 356 40 43 |
| Faks : | 0212 356 45 65 |
| Ofis : | 0533 450 01 47 |
| Ofis : | 0555 255 35 35 |
| Asist. : | 0536 495 34 34 |
Site güncelleme : Bumerang.E.I.A.
Son Güncelleme Tarihi: 6 / 1 / 2009
|
|