|
Anneyizbiz Dergi, Temmuz 2008
"Aslan oğlum, hanım kızım" devri kapandı!
Ufuk Tarhan
tufuk@m-gen.biz
Kuşkusuz başarının, kariyerin cinsiyeti yok. Ancak çalışma hayatında erkekler lehine, kadınlar aleyhine dengesiz bir durum olduğu da apaçık! Değişik işleri yapan, çok başarılı sonuçlara imza atan, girişimci, yönetici hem cinslerin sayısı artıyor. Buna rağmen, en tepe pozisyonlara, stratejik liderlik seviyelerine çıkabilen kadın sayısı hala çok çok az! Yardımcı müdür, en fazla genel müdürlük pozisyonlarında kadınlar ilerliyor. Oralarda çok seviliyor ve işe yarıyorlar da yönetim kurullarına, başkanlıklara, suyun başını tutan kademelere gelince birden yaprak dökümü başlıyor. Sıfırdan başarı hikâyeleri yaratıp, kocaman şirketler haline getirebilen girişimci, yatırımcı kadın sayısı fevkalade yetersiz. Teknik bölümlerde, teknoloji şirketlerinde, araştırma-geliştirme, yaratım, sanat, kültür, spor alanlarında da meydan erkeklere kalmış durumda.
Bu duruma bir kadın ve vatandaş olarak itirazım var! ‘Mühür kimdeyse, Süleyman odur’. Kaynak tahsisatını yapan nihai güce sahip olmadıktan sonra, bir şeylerin kaderini değiştirmek söz konusu değil. Kadınların kesinlikle mührü ele aldıkları noktaları hedeflemeleri gerekiyor… Aralarda oyalanmayın, kendinizi kandırmayın!
Özellikle global şirketler bu dengesizliği aşmak üzere son yıllarda, sistemli şekilde ‘’executive kadın lider’ sayısını arttırmak için resmen ve açık açık ‘pozitif ayrımcılık’ programları uyguluyorlar. Hatta işi sırf bu konuyla ilgilenmek olan bölümler kuruyorlar…
Neden? Çünkü dünyanın asıl satın alma müdürleri kadınlar!
Şirketler, her ne üretiyorlarsa, üretsinler, aslında mal ve hizmetlerini kadınların yetiştirdiği çocuklara, geri planda görünseler de alım kararlarını kadınların etkiledikleri ailelere pazarlayıp, sattıklarına uyandılar da ondan!
Kadınların satın alma kararındaki gücünü fark eden firmalar, artık ikna etmeleri gereken asıl beynin kadınlar olduğunun bilinciyle, hem müşteri konumunda hem de şirketlerde stratejik karar noktalarında cins-i latiflere çok önem veriyor, onlara ihtiyaç duyuyorlar! Bir kadının ne istediğini, neyi tercih edeceğini yine en iyi hemcinsi bilir diye, artık firmaların kritik-tepe noktalarında kadınların olmasını arzu ediyorlar.
Başka sebepleri de var kuşkusuz; Erkekler yoruldular ve belki de biraz akıllandılar! Kadınları lider yapma merakının ardında; ‘niye para, savaş kazanmak bir tek erkeklerin işiymiş, buyurun siz de katılın, sorumluluk alın, biz yorulduk, kolaysa omuz verin!’ tadı da var tabii. Etrafınıza bir bakın eskiden ayıp sayılan, ‘evi geçindirecek parayı kadın kazanıyor, erkek oturuyor, iş arıyor’ modeline dönüşmüş aile sayısı nasıl arttı. Ya da evde daha çok kazananın kadın olduğu durumlar…
Burada anlatmak istediğim, bakın ortam hazır, ‘haydi kadınlar geçelim şu erkekleri!’ tonunda bir kadın-erkek mücadelesi kışkırtıcılığı değil. Kışkırtmak istediğim, denge kurulması. Ve bunun için kadınların daha etkin, bilinçli, kararlı sorumluluk alma hevesini uyandırmak, onu arttırmak.
En önemli sorumluluk alanı da ‘anne olmak, çocuk yetiştirmek olduğuna göre, sevgili anneler size sesleniyorum;
Hala, en çağdaş ana-babalarda bile; ‘erkekler evi geçindirecek, kızlar da tatlı tatlı eş-anne olacaklar, çalışsalar bile öyle çok ağır işlerde olmayacaklar, olamazlar’ rol modellerine zemin hazırlayan tutumlar daha yaygın. ‘Aslan oğlum, hanım kızım’ yaklaşımı benimseniyor. Hemen terk edelim bunu! Sadece ve sadece ‘insan’ çocuklar, gençler yetiştirelim. ‘’İnsan olmak’ ne demek, bunu iyice öğretelim, gösterelim yeter! Gerisini onlar halleder…
Çünkü bu çocuklar büyüdüklerinde, kas gücüne-fiziksel güce, matematiksel işlemler yapmalarına, yazmalarına, çizmelerine olan ihtiyaç, cinsiyet ayırımı konuları iyice önemsizleşmiş olacak. Hamaliye, ofis, kâğıt-kürek işlerinin hemen tamamı neredeyse insan aklına yaklaşmış, bilgisayarlar, robotik sistemler, her an erişilebilen sesli-görüntülü iletişim araçları yapacak. İnsanlar da ‘yaratıcı enerjileri, zekâlarıyla’ yeni, farklı ve daha faydalı çözümler, ürünler, sistemler bulmak için çalışıyor olacaklar. Ve üstelik de bu kadar uzun saatler ofiste çürütmeleri gerekmeyecek. Onlar iş hayatında girdiğinde mobil ofis, ev ofis uygulamaları çok artmış olacak. Fiziksel değil, daha çok fikri mesai yapacaklar. Akılları, sezgileri, duyguları çok daha önemli olacak.
Geleceğin insanlarına rehberlik için neler yapmak lazım? Bir dahaki yazıda devam edeceğim. İçten sevgiler.
| | | |
| Tel : |
0212 356 40 43 |
| Faks : | 0212 356 45 65 |
| Ofis : | 0533 450 01 47 |
| Ofis : | 0555 255 35 35 |
| Asist. : | 0536 495 34 34 |
Site güncelleme : Bumerang.E.I.A.
Son Güncelleme Tarihi: 6 / 1 / 2009
|
|