Anasayfa> 
< Tüm makaleler

Anneyiz.biz Dergi, Ağustos 2008
Çocuklarımızın gelecekte başarılı olmaları için neler yapmalıyız?
Ufuk Tarhan
tufuk@m-gen.biz

Geleceğe hazırlamalı, onlara iyi rehberlik etmeliyiz…

Bunun için her şeyden önce, ‘gelecek’ algımızı, ‘geleceğe yolculuk’ ne ifade ediyor konusunu kafamızda mümkün olduğunca netleştirmeliyiz. En önemli başlangıç noktası bu…

Şöyle açayım; amaçlı ve hedefli bir yolculuk hazırlığı öncesinde neler yapıyoruz? Gideceğimiz yeri, tarihi, aracı, konaklayacağımız mekanı belirliyor, kalacağımız süreye, mevsime, iklime, ortamlara göre valiz toparlıyoruz. Daha önce gitmediğimiz bir bölgeyse, iklimi, para birimi, ulaşımı, gezilecek, görülecek yerleri, yapılması, gereken özellikli şeyleri, tadılması önerilen yiyecekleri ve daha pek çok şey için bilgilenmeye çalışıyor, detaylar üzerinde düşünerek, ön hazırlık yapıyoruz. İş seyahatlerinde de yine benzer şeyler yapılıyor. Toplantılar, saatler, adresler, notlar, raporlar, görüşülecek firmalara, kişilere dair bilgiler vs derlenip, toparlanıyor. Yolculuk bir ekiple yapılacaksa daha dikkatli olunuyor. Onlarda ya da onlarla çıkacak aksaklıklar, bizi de etkileyeceğinden, aile veya arkadaşlar için de aynı unsurlar gözden geçiriliyor. Yolculuk öncesi ne kadar çalışır, kendimizi hazırlarsak, seyahatimiz o kadar sorunsuz, pürüzsüz keyifli ve verimli geçiyor. Sınırlı, kıymetli zamanımızı problem çözmeye, sinirlenmeye, kayıplar yaşamaya veya üzülmeye harcamaktansa, doya doya gittiğimiz yerlerin tadını çıkarmaya, işlerimizi halletmeye adıyoruz.

Aslında lafı; ‘geleceğe yolculuk için de benzer şeyleri düşünmeliyiz, gelecek dediğimiz varış noktasına dair mümkün olduğunca bilgilenmeli, yola çıkmadan, ön hazırlık yapmalıyız’  demeye getiriyorum… ‘Ancak bunu yaparsak, hem kendimizin, hem de çocuklarımızın geleceği için başarı ihtimallerini arttırır, ömür denen sınırlı süremizi, patinajlara, sorunlara harcamak yerine, keyifli, akışkan bir ömür süreriz’ e çekmeye çabalıyorum. 

Kısacası, gelecek için fütürist bakış, uzgörü (uzak, uzman ve paydaşlarıyla uzlaşmacı görüş) varsa güzel valiz hazırlamak, iyi bir seyahat yapmak ve başarıyı yakalamak olasılığı çok daha yüksek olacaktır diyorum…

Önce başarı tarifinde anlaşalım. Bu herkese göre değişiyor. Benim burada kabul ettiğim başarı tanımı; gelecek dediğimiz varış noktasında, çağa uyumlu hayat hedeflerini gerçekleştirip, mutlu olmak. Bir başka deyişle,  dengelenmiş iş-özel hayat koşulları, yüksek yaşam kalitesi ve daha fazla servet edinmek.

İşte, fütüristlerden çocuğunuza rehberlik etmenize yardımcı olacak, bizi bekleyen değişimlere, geleceğin iş ve yaşam koşullarına dair ipuçlarından bazıları;  

Teknolojik gelişmelerle bilgi yaratma, yayma ve işlemedeki hız artışı nedeniyle, ürün ve hizmetler çok daha hızlı kopyalanıp, üretilecek. Fiyatlar, dolayısıyla kar marjları çok daha süratle düşecek. Bu da ürün kalitesi ve fiyatla rekabet avantajını iyice zorlaştırıp, imkânsız hale getirecek. Bu yüzden kurumsal ve bireysel rekabet avantajı ancak, hizmet kalitesi, yaratıcı yeniliklerle ve sosyal sorumluluk yaklaşımları ile sağlanabilecek ‘’Servis’’ sektörü gelişecek. Tarım, sanayi ve beyaz yakalı çalışanlar alanındaki istihdam olanakları azalacak, çünkü bunların yaptığı işleri robotik sistemler, akıllı yazılımlar, genetik, nano ve uzay teknolojilerinin ürünleri yapacak. Çalışma süreleri kısalacak, insanlar daha az (örneğin günde üç saat), mobil ortamlarda (evinde, herhangi bir yerde) ve daha insanca çalışacaklar. Sabit ücretli çalışanların yerini, ufak, orijinal, derin uzmanlık içeren - VAY!!! dedirten- işler yapan firma ve kişiler alacak. Derin ve birkaç uzmanlık geliştirmiş, kişisel girişimciler, danışmanlar çoğalacak, çok daha kıymetli olacak.  ‘Fason’, ‘free-lance’, ‘bağımsız distribütör’ denen iş modelleri ile para kazananlar, bugünün bordro mahkumlarının yerini alacaklar. İnsanlar için zaman ve sosyal yaşam öncelikleri paradan daha önemli olacak. Tüm bunlar, ‘teknoloji insanların elini işinden alacak’ söylemlerinin aksine,  en önemli ve kopyalanamayan, fark ve rekabet avantajı yaratan unsuru insan olarak tanımlayacak. Eğitim sistemleri değişecek, eğitim süreleri kısalacak. Uzaktan eğitim gelişecek. Eğitim bireyselleşecek, uzmanlık geliştirmeye dönüşecek. Herkes istediği zaman, istediği kapsamda, istediği kadar, kendi algılama kapasitesine uyumlu eğitim sistemlerini tercih edecek.
Yetenekli insan ihtiyacı artacak. Sermaye algısı kapital’den insana, hissedar kavramı, paydaş’a dönüşecek. Şirket değeri, yetenekli insan varlığı ile ölçülecek.

Bildiğimiz anlamda emeklilik ortadan kalkacak, işgücü yaşlanacak. Elli yaş sonrası işgücü çalışma dünyasına serbest zamanlı danışman, uzman olarak dönecek.

Motivasyon, işe bağlılık kavramları, gerekleri ve araçları değişecek. İş için iletişim dili standart ve tek (İngilizce) olacak. Dünya ekonomisinde Çin, Hindistan ve Asya ülkelerinin etkinliği artmaya devam edecek. İkinci ve üçüncü dil hala avantaj, farklılık sağlayacak. Teknolojiden yararlanma bilinci ve pratiği gelişmiş olanlar öne çıkacak. Hukuki düzenlemeler, kültürel değerler, sanatsal faaliyetler, eğlence, spor, sosyal, sağlık, beslenme, giyim, moda, reklâm, barınma, yaşam alanları, ulaşım gibi sistemler köklü değişimler geçirecek. Ekolojik değişiklikler, kapalı mekânlarda yaşamayı zorunlu kılacak. Lojistik, enerji, iklimsel koşullar nedeniyle, birbirine bağlı, ilçe-gökdelenler gelişecek. İnsanlarda, özellikle çocuklarda, ‘’doğa mahrumiyeti’’ oluşacak. Yaşam sistemlerindeki hızlı değişim, yeni psikolojik yaklaşımları zorunlu kılacak. Ruhsal sıkıntılar, trafik kazalarından daha ciddi yaşamsal tehdit haline gelecek.

2-5 yıl sonra;  yılda bir kere şişirilen lastikler, tek bir çipte toptan tıbbi tanı, 5-10 Yıl sonra; cüzdanda taşınabilen kuvvetli üstün bilgisayarlar, AIDS ve kanseri kontrol altına alan ilaçlar, gen terapisi, ölçü alabilen vücut tarayıcılı soyunma kabinleri, dört mevsim giyilebilen kumaşlar, anti-aging, nano, dikişsiz kıyafetler, e-vitaminli t-shirtler, değişen duvar renkleri, resimleri ve daha niceleri…

Bugün için ütopik gelen, hayalini bile kurmakta güçlük çektiğimiz pek çok şey hızla yaşamımıza girecek. Çocuklarımızı hazırlamamız gereken gelecek bunlarla dolu olacak. Şimdinin bebekleri, çocukları, işte o geleceğin yaratıcıları olacaklar. Galiba bugün valizlerine toplumsal baskı ve ezberlerle koymaya çalıştığımız pek çok şeyi çıkarıp, yerine başka şeyler koymamız gerekiyor!  Onları ve bazı somut örnekleri, önerileri de gelecek ay paylaşacağım…


Fütürcanlara ve sevgili annelere kucak dolusu sevgiler…

 

Arkadaşınıza tavsiye edin | Lütfen sorularınız için tıklayın.
Tel : 0212 356 40 43
Faks : 0212 356 45 65
Ofis : 0533 450 01 47
Ofis : 0555 255 35 35
Asist. : 0536 495 34 34
Site güncelleme : Bumerang.E.I.A.
Son Güncelleme Tarihi: 6 / 1 / 2009