Anasayfa> 
< Tüm makaleler

Anneyiz.biz, 07 Temmuz 2008
Neden olmasın?
Ufuk Tarhan
tufuk@m-gen.biz

Birçok insanın yaşamları, çözemedikleri sorunlarla mahvolup gidiyor.

Özellikle bir şeyler ters gittiğinde, kendimizi ya da “kaderi” suçluyoruz. İki araba kavşakta çarpıştığında şoförleri mi, “kaderi” mi yoksa adeta bu çarpışma olsun diye inşa edilmiş ulaşım şeklini mi suçlamak gerekli? Sorumlu hangisi? Araba bize çarptığında, birey olarak biz mi sorumluyuz yoksa bu durumu hazırlayan yaşam biçiminin tasarımı mı?

2005’de, Amerika’da tarih boyunca trafik kazasında ölenlerin sayısı 43.200.000’e ulaşmıştı, ayrıca yüz binlerce de yaralı kayıtlara geçmişti. İnanılmaz rakamlar!!! Türkiye’deki duruma bakmaya ise cesaretim yok!

Peki insanları bir yerden başka bir yere götürmek için daha güvenli başka bir yol düşünülemez miydi? Örneğin asansörler… Asansörlerin çarpışması sonucu birilerinin öldüğünü duydunuz mu?  Bu aletler, zekice tasarımları sayesinde her gün, tek bir aksilik çıkarmadan milyonlarca insanı taşıyorlar. Otoyol ulaşımı da buna benzer bir şekilde düzenlenebilse, trafik kazası ölümleri engellenemez miydi? 

Geçtiğimiz aylarda dinlediğim bir Volvo yöneticisi, şirket vizyonlarını; ‘’araçlarımızı takip eden xx yılda, trafik kazalarında ölüm oranı ‘sıfır’ olacak şekilde üreteceğiz’’ diye açıklıyordu… İlk tepkiniz; ‘hadi canım, olur mu öyle şey?’ iken, nasıl yapılacağını araçların üretiminde kullanılan teknolojik tasarımla açıkladığında gelişen düşünceniz;  ‘olabilir, mümkün görünüyor’ a dönüşüyordu.

Bu iki basit örnekten sonra; ulaşım biçimlerinin, çarpışmaların olmadığı, bu tür kazalarda neredeyse hiç kimsenin ölmediği ya da yaralanmadığı şekilde tasarlanabileceğini düşünmeye başladıysanız fütürist dünyadasınız.

Yüz yıl önce, zeki bir adamın, yüz yıl sonrasını anlatan bir kitap okuduğunu düşünün. 2008’de neredeyse herkesin, saatte 100 km ya da daha fazla hız yapabilen atsız bir araç kullanabileceğine inanmak istemezdi. Tasarımcıların fazla ileri gittiğini düşünürdü.

Sesten hızlı giden insan yapımı uçan makinelerle ilgili gülünç tahminlere küçümseyerek bakardı.

Resimleri ya da sesleri anında dünyanın her tarafına gönderme düşüncesi, yüz yıl önce böyle bir insana imkansız gelebilirdi.

Savaşlarda, küçük bir bombanın bütün bir şehri tam isabet yakıp yıkması inanılmaz gelebilirdi. 20. yüzyılın başlarında bu beyefendi, emekliliği için, maaşının bir kısmına el koyulmasını asla kabul etmezdi.

Sevgili Fütüristler, ‘olamaz’ dediklerinizi tekrar gözden geçirin… 

Şimdiye kadar ‘sizin yaşam sürenizde neler olmuş, daha neler olacak?’ paylaşalım…

Arkadaşınıza tavsiye edin | Lütfen sorularınız için tıklayın.
Tel : 0212 356 40 43
Faks : 0212 356 45 65
Ofis : 0533 450 01 47
Ofis : 0555 255 35 35
Asist. : 0536 495 34 34
Site güncelleme : Bumerang.E.I.A.
Son Güncelleme Tarihi: 6 / 1 / 2009