Anasayfa> 
< Tüm makaleler

insankaynaklari.com, 21 Ağustos 2007
'1965’te içilen kahvelerin hatırı doldu, duyurulur!'
Ufuk Tarhan

Cem Yılmaz’ın söylediği “1965’te içilen kahvelerin hatırı doldu, duyurulur!” lafı; hatırın bile geçerlilik süresi olduğuna işaret eden esprili bir dokunuş. Böyle bir şeyin olduğunu sanırım her birinizin kişisel deneyimleri de doğruluyordur.

Lafın özü, geçmiş kazanımlarımızın, inandıklarımızın miyad (son kullanma tarihi) takibini özenle kontrol etmeliyiz. Süresi dolanları kullanmayıp, dolmak üzere olanları da yenileriyle değiştirmek üzere hazırlık yapmalıyız. Aksi takdirde tıpkı gıda, ilaç zehirlenmesi gibi, yaşam kalitemizdeki deformasyonlar da kaçınılmaz.

Şimdiye kadar geleceğe atılan adımlardaki temel belirleyici, daha ağır basan faktör, 'geçmişin geleceği belirliyor olduğu' idi. Gelecekçilere göre, bu yaklaşımın miyadı dolmak üzere. Derler ki; buna verilen önemi azaltıp, bir an önce yenisini benimsemekte büyük yarar var. Yerine daha ağırlıklı olarak koyacağımız eğilim, ekonomistlerin geliştirdiği “rational expectations-rasyonel beklentiler” teorisi. Kısaca, 'bir şeyin bugünkü fiyatı dünkü fiyatla değil, geleceğin nasıl algılandığı ile oluşuyor' diyen eğilim. Genel olarak hayata bakış açımıza uyarladığımızda ise 'aslında geleceğin bugünü belirlediğini' ifade etmiş oluyoruz. Bugüne kadar daha çok, 'geçmiş bugüne getirdiğine göre, eldeki somut verilere göre geleceğe şöyle gitmeliyiz' diyorduk. Buna göre adımlarımızı ayarlıyorduk. Oysa görünüyor ki, bundan böyle rasyonel beklentileri iyi anlamamız ve yaşam pratiğimizde buna göre kişisel geleceğimizi planlamamız önem kazanıyor. Çünkü geleceğe her gün biraz daha hızla ve daha da zorlaşan koşullarda yaklaşıyoruz. Deneme-yanılma ile kaybedecek zaman pek yok!

Özetle yeni yaklaşım; önce geleceği kurgula, ondan sonra da onun gerektirdiği şekilde yola çık! Her alanda gelecek planın olsun, ama özellikle 'kendi kişisel gelecek planını' özenle yap diyor…

Giderek, kaynaklar kıtlaşıyor, nüfus çoğalıyor. Her alanda paylaşılacak pastadan pay almaya çalışanlar artıyor. Üstelik pasta da hep aynı miktar ve kalitede kalmıyor! Günümüzde herkes için en temel bireysel, kurumsal ve toplumsal kaygı, sürdürülebilir büyüme, para kazanmak. Genç yaşlı herkesin şu anda bir şirketi, ürünü, işi, geliri olsa bile bunu ne kadar geliştirebileceği, koruyabileceği konusunda ciddi kaygıları var. Biz büyürken “ekmek aslanın ağzında” denirdi. Sonraları midesinde denmeye başlandı. Şimdi ortada aslan da ekmek de yok sanki. Ya da bizim görmeye alışık olduğumuz yerlerde değiller!

O zaman ne yapacağız? Alışık olmadığımız o yeni yerleri bulacağız…

Nasıl? Kişisel geleceğimizi keşfederek!

Arkadaşınıza tavsiye edin | Lütfen sorularınız için tıklayın.
Tel : 0212 356 40 43
Faks : 0212 356 45 65
Ofis : 0533 450 01 47
Ofis : 0555 255 35 35
Asist. : 0536 495 34 34
Site güncelleme : Bumerang.E.I.A.
Son Güncelleme Tarihi: 6 / 1 / 2009