|
insankaynaklari.com, 28 Mayıs 2007
Üç Nesil Harley’ciler - 3
Ufuk Tarhan
Son iki yazımda, üç nesildir motosikletçi olan ve bu tutkularını
yaşamlarının parçası haline getiren bir ailenin öyküsünü aktardım.
Şimdi sıra, 3. kuşak oğul Harley’cide. Tesadüfler değil, tercihler
yönlendiriyor yaşamlarımızı, geleceğimizi ve hatta bizden
sonraki nesilleri… Seçtiklerimizin, tutkularımızın sadece
bizi değil, ailemizi, yakınlarımızı da nasıl etkilediğine
dair çok somut yaşam öyküleri okuyorsunuz. Baba Harley’cinin
aktarımıyla, işte oğul Tolga Sancar’ın “mesleği ile hobisini
birleştiren En Şanslı Harley’ci” ödülüne giden öyküsü...
Adnan Tolga Sancar 16 yaşına geldiği zaman, babasının ve
büyükbabasının izinden giderek, çoktan iyi bir bisiklet kullanıcısı
olmuştu. Çeşme’de yazlıktaki arkadaşları 50 cc’lik Scooter’lara
binmeye başladıklarında, o da babasına "böyle bir
motosiklet alıp beraber binmelerinin ne kadar güzel olacağından"
bahsetmeye başladı. Babası da ona "bir yıl sonra ehliyet
alacak yaşa gelince, öyle 50 cc’lik filan değil, esaslı bir
Scooter almayı" vaat etti. Baba oğul için motosiklet
hayalleriyle dolu günler tekrar başlamıştı…
Ertesi yıl gelen motosiklet, Baba Harley’cinin eski Scooter’ının
daha güçlü modeli olan Lambretta GP 200 idi. Öyle otomatik
vitesli filan değil, elden dört vitesli, ciddi bir klasik
motosiklet sahibi olmuşlardı. Babası arkasına binip eğitim
verince, Tolga kısa zamanda iyi bir sürücü oldu. O da babası
gibi yazlıkta bile kask ve mont giyiyor, artık trafik kuralları
ülkemizde de değiştiği için, gündüzleri far yakmaktan dolayı
polisler tarafından ikaz edilmiyordu. Tolga, babası ve
annesi, Lambretta’yı yıllarca İstanbul’da, İzmir’de ve Çeşme’de
kullandılar.
Nesiller boyu devam eden motosiklet tutkusu nedeniyle, arkadaş
çevresindeki bazı ciddi motorcular, Tolga’yı Ortaköy’e, Harley
Davidson Türkiye’nin merkezine götürüp yöneticilerle tanıştırdılar.
Burada Harley’in özel satış kampanyalarından söz edilince,
Tolga ve babası, Büyükbaba Harley’cinin de hayali olan Sportster’in
hayalini yeniden kurmaya başladılar. Sonunda, o zaman henüz
üniversitede makine mühendisliği son sınıf öğrencisi olan
Tolga, okuldan aldığı asistan maaşını babasının biraz desteklemesi
ile Sportster’in sahibi oldu. Harley Kullanıcıları Derneği
Üyesi ve daha sonra derneğin yönetim kurulu üyesi olarak,
yararlı dernek ve toplum hizmetlerine katıldı. Tüm bunları
yaparken, mühendis olarak çalışmaya ve MBA yüksek lisans eğitimine
devam etti. Günlük yaşamında motosiklet ve dernek çalışmaları
gittikçe daha fazla yer işgal etmeye, babası mağdur olmaya
başladı. Sebep, adamcağızın, boşta kalmamasından dolayı kaçırarak
dahi motora binmek fırsatını bulamamasıydı. Çare olarak, annesini
de ikna etti ve anne oğul babaya güzel bir Sportster bulup
aldılar.
Bu arada, Harley Davidson Türkiye, hizmet ve etkinliğini
geliştirmek amacıyla, yeni hamlelere girişmişti. Bu gelişmenin
bir uzantısı da derneğin aktif üyesi olan bir müşterisini
şirketinin yönetimine getirmekti. Böylece Tolga kendini
genç yaşında Efsane Motor A.Ş.’nin Genel Müdürü pozisyonunda
buldu. Çok çalışması gerekti. Şirketler grubunun yönetimi,
kendisine güvendi ve destek oldu. Dernek yönetimi ve arkadaşları
ona destek oldu. Şirketin kadrolarını, profesyoneller ve dernek
üyesi arkadaşları ile güçlendirdi. Hep birlikte, şirketin
ve Harley Kullanıcıları Derneği’nin etkinliklerini uluslararası
boyutlara eriştirdiler. Tabii, bu arada müşteri sayısında
ve daha önemlisi, şirket desteğinin artması sonucunda mutlu
müşteri sayısında önemli artışlar oldu. Dernekle yapılan geziler
ve eğitim programları ile, usta ve deneyimli sürücü sayısında
ciddi gelişmeler sağlandı. Organize edilen ve yalnız Harley
kullanıcıları ile sınırlı olmayan eğitim ve motor sürücülerini
bilinçlendirme programları, toplum ve motosiklet meraklıları
arasında beğeni kazandı.
Bu arada, Harley Kullanıcıları Derneği iki önemli ödül verdi.
Bunlardan biri, Baba Harley’ciye verilen "babasından
aldığı Harley’ciliği oğluna ileten Nesilden Nesile Harley’ci"
ödülü, diğeri ise Tolga’ya verilen "mesleği ile
hobisini birleştiren En Şanslı Harley’ci" ödülü idi.
Üç nesildir motosikletçi erkekleri olan bu ailenin annelerini
merak etmiş olabilirsiniz… Hemen belirtelim; Tolga’nın annesi
de sıkı bir motosiklet tutkunu ve kullanıcısı. Ailenin üçüncü
motosikleti Lambretta, yani Baba Harley’cinin eski göz ağrısı,
Harley ağır geldiği için kullanamayan Anne’nin en sevdiği
araç. Üçü birlikte, hâlâ kullanıyorlar.
Oğul Harley’ci, onun için sonunda işi haline de gelen bu
merakını ve hobisini arkadaşlarının yanı sıra annesi ve Baba
Harley’ci ile paylaşmaktan mutluluk duyduğunu hep ifade ediyor.
Ancak, asıl mutluluk duyanlar, annesi ve babası. Zaman zaman
hüzünlendikleri tek konu, Büyükbaba Harley’cinin, oğlunun
ve torununun Sportster’leri ve motor sevdalısı arkadaşları
ile yaşadıkları güzellikleri görememiş olması…
DÖRDÜNCÜ NESİL HARLEY'CİLER (?)
Tüm dünyada çok daha önce yaşanmış ve kazanılmış olan düzgün
ve güvenli motosiklet kullanma bilinci, ülkemizde de kültür
ve eğitim seviyesinin gelişmesi ve aynı zamanda büyüyen kentlerimizdeki
trafik sıkışıklığının artması, hem erkek hem de kadınlar arasında
motosiklet kullanımının yaygınlaşmasını hızlandırıyor.
Büyük olasılıkla, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıldönümü
ve Harley Davidson’un 120. yıldönümü kutlamaları zamanında
(ve Büyükbaba Harley’cinin ilk Harley’ine binmesinden 85 yıl
sonra), dördüncü nesil Torun Harley’cilerin hikayesini yazmak,
inşallah ona ve Allah sağlık ve ömür verirse, belki de bana
nasip olur.
Hepinize iyi sürüşler...
Önemli Not: Bu yazı ve önceki iki bölüm, Baba
Harley’ci Noyan Sancar’ın izni ile yayımlanmıştır.
| | | |
| Tel : |
0212 356 40 43 |
| Faks : | 0212 356 45 65 |
| Ofis : | 0533 450 01 47 |
| Ofis : | 0555 255 35 35 |
| Asist. : | 0536 495 34 34 |
Site güncelleme : Bumerang.E.I.A.
Son Güncelleme Tarihi: 6 / 1 / 2009
|
|