|
Activeline, Mayıs 2007
Geleceği tahmin etmek mi, yaratmak mı?..
Ufuk Tarhan
Kritik kararları vermekte kullanılan yaygın yaklaşım, "geleceği
tahmin etmek". Özellikle son yıllarda en çok kabul görmüş,
dillendirilmiş başarı kıstası da "geleceği iyi okumak
ve buna göre stratejiler belirlemek". Oysa, şimdilerde
bunun da yetmediği, yetmeyeceği görülüyor. Hızlı ve yoğun
rekabetten sıyrılıp, dikkat çekici, olağanüstü fark yaratanlar
incelendikçe görülüyor ki aslında onlar geleceği tahmin etmiyorlar;
fiilen geleceği yaratıyorlar. Gelecek, "sonsuz olasılıkla"
eşanlamlı. Olasılıkları kullanılabilir, faydalı ve fark yaratır
değerler haline getiren de onların teknolojik, sosyal ve kültürel
açılardan uyumlu şekillerde bütünleştirilmeleri.
Ünlü Fütürist Anne Skare Nielsen'in verdiği örnekten alıntı
yapalım. Tampax ve text mesajları, yeni bir gelecek yaratan,
artık hayatımızın ayrılmaz parçası haline gelen ürün ve hizmetlerden
sadece ikisi. Tampax, herhangi bir kadın "Tampona ihtiyacım
var" dediği ya da böyle bir ihtiyaç olduğu için üretilmedi.
Aynı şekilde, SMS mesajlaşması da insanlar yoğun şekilde "Ah
bir yazılı mesaj geçme imkanım olsa da geçsem" dedikleri
için yaratılmadı. İlk text mesajlar, aslında teknisyenlerin
telefon hatlarını kontrol amacıyla kullanılmaya başlanmıştı.
SMS ile iletişim, zaman içinde muazzam bir başarı hikayesi
ve sosyalleşmenin yeni alışkanlığı haline geldi. Benzer şekilde
tamponlar da muhtelif operasyonlarda, sağlık ve teknik açıdan
gereksinimler için kullanılmaktaydı. Tampax öncesi ilkel şekillerde
bu dönemi atlatmaya çalışan ve sosyal yaşamları ciddi şekilde
sınırlanan kadınlar, tampon kullanımıyla özgürlüklerine kavuştular.
Bu kategorideki ürünler, neredeyse dünya üzerindeki kadınların
yarısına erişebilir büyüklükte bir pazar yapısına ulaşmış
durumda.
Bu tür farkları yaratanlar, "henüz bilinmeyeni"
yakalıyor ve doğru zamanda, doğru yerde, onu yeni şeyler yaratmak
için fırsat ve değer haline getiriyorlar.
Kabul görmüş mit, belki yaşamımızda çok baskın olduğu için,
"teknolojinin dünyayı değiştirdiği". Oysa, kanaatimce
gelişmeleri yaratan, teknoloji değil, ondan faydalanış biçimleri.
Geleceği yaratan, bilginin yeniden değerlendirilmesi; fikirlerin,
birlikte kullanılabilmek üzere uyarlanan ürün ve hizmetler
şeklinde, sosyal-kültürel-teknolojik unsurlarla uyumlu hallerde
bütünleştirilmesi. Text mesajları ve tamponlar, "geleceği
yaratmak nasıl bir şey?"i anlatmak adına iki güzel örnek.
İşte geleceği yaratmaya aday, şimdilik uçuk birkaç aktarım
daha. Uzak diyemeyeceğimiz bir gelecekte çeşitli alanlarda
insanlara kişisel konularda yardım edecek veya onların yerini
alacak robotlarımız olacak. Çalı süpürgesinin yerini elektrik
süpürgesine aldıran gelecekçiler, muhtelif işler için kullanılan
insan gücünün yerini robotlara kaydırmaya hazırlanıyorlar.
Artık, Japonya'da "Gelecek Kuşak Robotların Güvenli Çalışmasını
Teminat Altına Alacak Kurallar Tasarısı" bile var. bağlantısından, 2005 Uluslararası Robot Fuarı'nın maskotu
nasıl top oynuyor izleyin. 2007 Kasım sonunda yapılacak yeni
fuarda neler göreceğimizi çok merak ediyorum!
Şu ana kadar "Kızımla tenis oynayacak, onu tenis konusunda
eğitecek bir robota ihtiyacım var!" veya "Köpeğimi
gezdirecek bir robotum olsa keşke!" demeyenler, bu tür
çalışmaları göre göre, "robot tenis hocası veya köpek
gezdiricisi" ihtiyacı duymaya başlayabilirler.
Fark yaratan, kazanan ve kazandıranlar, dünyayı değiştirenler,
hangi alanda olurlarsa olsunlar, ihtiyacı bizzat kendileri
oluşturanlar. Geleceği yaratanlar!
| | | |
| Tel : |
0212 356 40 43 |
| Faks : | 0212 356 45 65 |
| Ofis : | 0533 450 01 47 |
| Ofis : | 0555 255 35 35 |
| Asist. : | 0536 495 34 34 |
Site güncelleme : Bumerang.E.I.A.
Son Güncelleme Tarihi: 6 / 1 / 2009
|
|