|
insankaynaklari.com, 16 Nisan 2007
Şimdi Ne Yapsam, Ne Yapmalıyım?
Ufuk Tarhan
Endişeyle sorulan “Şimdi ne yapsam”, tipik bir sıkışmışlık
sorusu. Zaman zaman ve çeşitli durumlar karşısında herkesin
başına gelen, ne yapacağını bilememe hali. Bocalama süreci.
Çoğunlukla işlerin rotaları olumsuza doğru döndüğünde,
kendimize ya da bize yol göstereceğini umduğumuz kişiye/kişilere
yönlendirdiğimiz üç kelime: Şimdi ne yapsam?
Ya notlar kötüdür, ya okulda problemlerimiz vardır, ya iş
ortamımızdan, konumumuzdan bunalmışızdır, ya parasız kalmışızdır,
ya sevgilimizle, eşimizle, ana babamızla, çocuğumuzla bozuşmuşuzdur
ve sorun yaşıyoruzdur, ya sağlık problemimiz vardır, ya yakınlarımızdan
birini kaybetmişizdir, ya da onların sorunları vardır. Vardır
da vardır…
Evet şimdi ne yapılacak?
Bir kere sakin olunacak. Her şeye çare var. Çaresiz kalınan
tek nokta ölüm! Onun dışındaki her durum için çözüm ve yeni
bir durum geliştirebilme olanağı var. Bazı uç örnekleri aşağıda
paylaşacağım. Onlar bile mümkün kılınabilmişse, çaresizlik,
imkansızlık kelimelerinin kişisel lügatimizden tamamen silinmesi
gerekmez mi?
Kolsuz ve bacaksız doğduğu halde 42 kilometre maraton koşan
bir atlet haline gelen Peter Strudwick için ne düşünmeliyiz?
Alkollü bir sürücünün sebep olduğu kazada kızını kaybedip
araç kullananlara karşı dernek kuran ve bu sayede binlerce
kişinin yaşamını kurtaran Candy Ligntner bu soruya nasıl yanıt
vermiş sizce? Ya vücudunun dörtte üçü bir motosiklet kazasında
yanan, üstüne üstlük geçirdiği bir uçak kazası ile daha önce
de felç olan W. Mitchell? Yaşama sıkıca asılmış, milyarder
bir işadamı ve kongre üyesi olan bu kişi için ne demeliyiz?
W. Mitchell seçim kampanyasında yüzünde kazadan kaynaklanan
tuhaf ve çirkin izler olmasından dolayı “Beni kongreye gönderin,
diğer güzel yüzlülerden olmayacağım” sloganını kullandı. Özgüvenini
yüksek tutarak, olaylara farklı yaklaşmanın en güzel örneğini
veren, neşeli, çok üst düzeyde pek çok başarılı ilişki kurmuş,
gerçek bir insan. Tam tersine, ağzında altın kaşıkla doğup
da şimdi acınacak halde olan örnekler de vermek mümkün.
Muhakkak, yukarıdakine benzer, inanılmaz gelen, “şaşırtan”
yaşam öykülerini daha önce de duydunuz. Özendiğiniz başarılı
insanların geçmişi “Hadi canım, yok artık!” dediğiniz öykülerle
dolu değil mi? Hayır mı? Daha dikkatle bakın, soruşturun,
bakalım öyle mi, değil mi?
Kısacası, her koşulda yaşamımızı yönetebiliriz. Olayların
akışını bizim için olumlu yöne çevirebiliriz. Okumayı seviyorsanız
ya da bu tür kitaplara meraklıysanız, yapılabilecekler için
yukarıdaki örnekleri aldığım çalışmayı okumanızı öneririm:
Anthony Robins, Sınırsız Güç.
Bir şeyleri pozitif yönde değiştirmek için istek ve inanç
duyabilmek üzere güç ve güven kazanmak, çoğunlukla kişilerin
hele de gençlerin tek başına çok kolay yapabildikleri bir
şey değil. Zaten karşılaşılan olumsuzluk her ne ise zayıf
düşürmüştür. Yardım gerekebilir. Tıpkı çukura düşenin kendisini
yukarı çekecek bir ele ya da halata ihtiyaç duyması gibi…
Bu durumlarda size faydası olacağına inandığınız güvenilir
kişileri bulun, gereğinde profesyonel destek alın. Yapabiliyorsanız,
tabii ki en maliyetsiz olanı okumak, düşünmek ve tabii ki
uygulamaktır. Yapamıyorsanız, bir türlü başlayamıyorsanız,
kendinize, geleceğinize yatırım yapmak üzere uzmanlara danışın.
Ne ve nasıl yapmalıyım sorularını yanıtlamak üzere, her geçen
gün artan sayıda insan danışmanlık ve dış destek alıyor. Bunu
yapmaktan kaçınmayın ve çekinmeyin… Milenyum çağı her şeyi
kendi öz kaynaklarınızla halledebileceğinizden daha fazla
zorluk ve karmaşa getiriyor. Pratik çözümler bulmak zorundasınız.
Her şeyi kendi deneyimlerinizle ve kendi başınıza halletmenize
olanak yok… Rekabette öne çıkanlar iş ve dış kaynak dengesini
en başarılı şekilde kuranlar arasından çıkıyor…
| | | |
| Tel : |
0212 356 40 43 |
| Faks : | 0212 356 45 65 |
| Ofis : | 0533 450 01 47 |
| Ofis : | 0555 255 35 35 |
| Asist. : | 0536 495 34 34 |
Site güncelleme : Bumerang.E.I.A.
Son Güncelleme Tarihi: 6 / 1 / 2009
|
|