|
Anneyiz.biz, 26 Eylül 2008
Yeniden doğmak zor ve güzel...
Ufuk Tarhan
tufuk@m-gen.biz
Kartallar yetmiş yıl civarındaki ömürleri ile en uzun yaşayan kuşlardan biri. Kartalların, kırk yaşlarındayken yapmak zorunda kaldıkları önemli bir seçim var; yeniden doğuş süreci. 40’larına geldiklerinde bu vakur hayvanların pençeleri sertleşiyor, esnekliğini yitiriyor, avlarını kavrayıp tutamıyorlar. İyi beslenemedikleri için de kısa sürede ölüyorlar. Yine kırklarında gagaları uzayıp göğüslerine doğru kıvrılıyor, kanatları yaşlanıyor ve ağırlaşıyorlar. Öte yandan, tüyleri de kartlaşarak kalınlaşıyor. Tüm bu değişimlerle, kartalların uçması, gittikçe zorlaşıyor.
Oysa, kartallar için başka bir yol daha var; Yüz elli gün, başka bir deyişle beş ay kadar süren yeniden doğuş süreci. Eğer bir kartal yetmişlerine kadar yaşamak isterse, şunlar oluyor. Bir dağın tepesine uçuyor, korunaklı bir yerde yuva yapıyor ve orada kalıyor. Bulduğu o yerde, kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlıyor. En sonunda, gagası yerinden sökülüyor ve düşüyor. Kartal, bir süre, yeni gagasının çıkmasını bekliyor. Gagası çıktıktan sonra, bu yeni gagayla pençelerini yerinden söküp çıkarıyor. Yeni pençeleri çıkınca, kartal bu kez, eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlıyor. 5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun bir yaşam sağlayan müthiş değişimle, yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır hale geliyor.
İnsanlar da aslında zaman zaman hayatlarında yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kalıyorlar. Kritik olan, o noktaya geldiğini fark edebilmek. Bunu fark edenler, kendilerini yoran, kendilerine acı veren, hatta kayıplar yaşatan tercihler yaparak, eskiyen duygu, alışkanlık, anı, insan, iş, ortamdan vazgeçiyor ve yenilenerek ilerliyorlar. Kendilerine acı veren, sürekli patinaj yaptıran, gerilemelerine sebep olan unsurları, yaşamlarından, pençelerini söken kartal gibi ayırabilenler, yeni ve taze gelişmelere kendilerini hazırlayabiliyorlar.
Düşünün, geçmişinizde "Öyle olursa mahvolurum" dediğiniz, yokluğuna katlanamayacağınıza inandığınız bazı şeyler şimdi nerdeler? "Şu olursa biterim", "Bu olursa masadan kalkarım" dediğiniz, ama şu anda çoktan hayatınızın parçası haline getirdiğiniz neler var? Ya da ‘bir de şu olsun hayatta başka şey istemeyeceğim, çok mutlu olacağım’ dediğiniz şeyleri nasıl da yaşamınızdan atmaya çalışıyorsunuz ve sizi nasıl mutsuz ediyor? Yaşamda her kazanım, vazgeçiş, her vazgeçiş de bir kazanım değil mi?
Yeniden doğuşu daha çok fiziksel görünümleriyle özdeşleştiren kadın ve erkekleri düşünüyorum. Kartal örneğiyle de örtüşüyor aslında. Birtakım fiziksel özelliklerini değiştirmek, yenilemek için, son derece sıkıntılı yöntemler uyguluyorlar. Dışarıdan "İkide bir estetik ameliyatı oluyor" diye burun kıvrılan insanlar, aslında ne kadar acılı operasyonlara katlanıyorlar. Çünkü, onların yeniden doğuş algıları bu. Ya da kendini ruhsal ve içsel olarak yenileyenlerin geçmiş hikayelerini dinlediğimizde neler hissediyoruz? "Amma da çekmiş" ya da "Of, katlanılır şeyler yaşamamış" demiyor muyuz?
Herkesin bir mükemmellik modeli ve ona ulaşabilmek için de kişisel yeniden doğuş teknikleri var. Kimi çıkarıyor, kimi ekliyor. Her nasıl yapılıyorsa, muhakkak acılı oluyor. Ruh ve bedeni güzelleştiren her işlem ve süreç, acıdan, yorgunluktan ve sıkıcılıktan geçerek, yeniden doğuşa götürüyor. İyi yolculuklar!
| | | |
| Tel : |
0212 356 40 43 |
| Faks : | 0212 356 45 65 |
| Ofis : | 0533 450 01 47 |
| Ofis : | 0555 255 35 35 |
| Asist. : | 0536 495 34 34 |
Site güncelleme : Bumerang.E.I.A.
Son Güncelleme Tarihi: 6 / 1 / 2009
|
|